Dalış

Dalış Yaparken Dikkat Etmeniz Gereken 10 Güvenlik Kuralı

Yazan: Nevcan Uludaş   

1. Asla Nefesinizi Tutmayın!

Bu başlangıç seviyesi de dahil olmak üzere tüm dalıcıların çok iyi bildiği, en önemli kuraldır. Eğitimlerde “Altın Kural!” diyerek defalarca altını çizeriz. Su altında nefes tutmak ciddi yaralanmalara neden olabilir ve hatta ölümle sonuçlanabilir. Bu yüzden asla ama asla nefesinizi tutmayın!...


2. Güvenli Yükselme ve Çıkış için Pratik Yapın

Nefesimizi tutmamamız kadar önemli olan bir başka durum da, her zaman yavaş ve güvenli bir şekilde yükselmeyi garantilemektir. Dalıcılar güvenli yükselme hızını aşarsa, derinde kan dolaşımına absorbe edilen azotun, yüzeye giden yolda basınç düştükçe vücuttan atılmasına fırsat kalmaz. Dokularda ve kan dolaşımında oluşacak kabarcıklar dekompresyon hastalığına yol açacaktır. Bunu önlemek için dakikada 10 metre olan yükselme hızı aşılmamalıdır. Dalış bilgisayarları çok hızlı yükselme esnasında sesli ve/veya ışıklı uyarı vermektedir. Ancak dalış bilgisayarı bulunmayan dalıcılar için genel kural; en küçük baloncuktan daha hızlı yükselmemektir.

Yukarı çıkmak için BCD şişirilir, aşağıya inmek için boşaltılır” gibi doğru sanılan ama çok yanlış bir algı var. Bu kesinlikle risk teşkil eden bir davranıştır. Unutulmamalıdır ki siz yükseldikçe azalan basıncın etkisiyle BCD’nizdeki havanın hacmi zaten artacaktır. Bu yüzden yükselemeye başlamadan önce BCD’nizdeki havayı boşaltmayı unutmayın; asla yüzeye çıkmak için BCD’nizi şişirmeyin.

3 metrede 5 dakikalık güvenlik beklemesini her zaman mutlaka yapın. “Vurgun Nedir ve Nasıl Önlenir?” isimli makalede güvenlik beklemesinin sessiz kabarcıkları ne ölçüde azalttığına dair yapılmış bir çalışmayı sizlerle zaten paylaşmıştım. DAN ve BSAC arasındaki araştırma sonuçlarını birleştiren dalış ölümleri üzerine yakın tarihli bir makalede, analiz edilen ölümlerin %26’sında kontrolsüz yükselmenin baskın bir faktör olduğunu açıklanmıştır.


3. Ekipmanınızı Kontrol Edin

Dalış konforumuz ve dalış güvenliğimiz için kullandığımız ekipmanlara özen göstermeliyiz. Dalıştan önce hem kendi hemde dalış eşimizin ekipmanını kontrol etmek için asla üşenmemeliyiz. Unutmayın dalış eşinizin donanımı arızalı olsa bile bu iki dalıcının da canını tehlikeye sokabilir.

Ekipmanınızın nasıl kullanıldığını bildiğinizden emin olun. Ekipmanlarla ilgili kazaların büyük çoğunluğu ekipman arızalı olduğu için değil, dalıcının nasıl çalıştığına dair belirsizlikleri olduğu için gerçekleşmektedir. Entegre ağırlıkların nasıl serbest bırakıldığını, BCD’nizde ki tüm tahliye valflerinin yerini ve güvenli bir şekilde nasıl tahliye edileceğini, SMB’nin nasıl kullanıldığını bildiğinizden emin olun. Daha önce deneyimlemediğiniz türden bir dalışa hazırlanıyorsanız, tüm uygun donanım düzenlemelerini yaptığınıza iyice emin olun. Örneğin, gece dalışına hazırlanırken; birincil fener, yedek fener ve kimyasal ışık kaynağınızın olduğuna ve bataryaların tamamen dolu olduğuna emin olun. Yada bir nitrox dalışına hazırlanıyorsanız, dalış bilgisayarınızı nitrox moduna aldığınıza ve tüpünüzdeki karışımın analizini yaptığınıza mutlaka emin olmalısınız.


Unutmayın! Güvenli dalışın anahtarı yeterince hazır olmaktır.


4. Eğitim Limitlerinize Sadık Kalın

Her şeyden önce, dalışın eğlenceli olması gerektiğini unutmayın. Kendinizi rahatsız bir duruma sokmayın. Fiziksel veya zihinsel olarak bir dalış yapabilecek durumda değilseniz, yapmayın. Çevre baskısına yenik düşmek kolaydır, ancak her zaman dalış yapmanıza karar verecek kişi kendinizsiniz. Dalış koşulların güvensiz olduğunu düşünüyorsanız veya dalış konumunu değiştirmeyi düşünüyorsanız bunu dile getirin. Eğitim ve yeterlilik seviyenizin üzerinde dalış yapmaya çalışmayın (batık içerisine girilen penetrasyon dalışları, 18m altına yapılan derin dalışlar, zenginleştirilmiş hava ile yapılan dalışlar vb. dalışlar için özel eğitim gerekmektedir.


5. Fiziksel Olarak Fit Kalın

Su altı rahatlatıcı olsa da uzun yüzey yüzüşleri, akıntıya karşı yapılan dalışlar, ekipmanların taşınması, zorlu hava şartları gibi faktörler dalışı ciddi efor harcatan bir aktivite haline getiriyor. Düzenli yapılan fitness ile kolayca kondisyonunuzu zorlu şartlarla başa çıkabilecek hale getirebilirsiniz. Hamlık sonucu ortaya çıkacak aşırı efora bağlı olarak; aşırı hava tüketimi, panik vb. gibi çeşitli istenmeyen sonuçlar baş gösterebilir.

Aşırı kilo, yorgunluk, alkol ve tütün tüketimi bir kişinin dekompresyon hastalığına duyarlılığını arttırmaktadır. Bunun yanı sıra dalışa engel geçici/sürekli bir rahatsızlığınız varsa dalış yapmaktan kaçının. Sağlık raporu alırken ve size doldurtulan anketlerde daima dürüst olun. Ölümle sonuçlanan kazaların %25’i dalıcının dalışa engel bir rahatsızlığı olması halinde dalış yapması sonucu oluşmaktadır. Geçici bir süreliğine dalışa ara vermeniz gereken durumlarda (cerrahi operasyon vb.) tamamen iyileşmeden kesinlikle dalış yapılmamalıdır.


6. Dalışınızı Planlayın, Plana Sadık Dalın

Su altında emniyetinizi sağlamanın önemli bir parçası da dalışlarımızı doğru bir şekilde planlamaktan geçer. Kiminle daldığımız hiç önemli değildir, ancak dalışa başlamadan önce maksimum dalış süresi ve derinlik üzerinde ortak karar alınmış olunmalıdır. Acil durum ve kayıp dalıcı prosedürlerine ayrıca dikkat edilmelidir. Bunlar dalışın özelliklerine göre veya yerden yere farklılık gösterebilir. Rehber olmadan dalıyorsanız, önceden dalış noktasında gezineceğiniz yeri bildiğinizden emin olmalısınız. Çıkış noktası işaretlenmeli ve dönüş yolu için gerekli referanslar alınmalıdır.

Ekip arkadaşınızla iletişim kurun, kullanacağınız el işaretlerinde hemfikir olduğunuzdan emin olun. Ekip arkadaşlarınıza kendileri ile ilgili olarak bilmeniz gereken herhangi bir şey olup olmadığını sorun. Örneğin; dalış eşinizin çok hava tükettiğini bilmeniz su altında sizi büyük bir sürprizden kurtarabilir.

Planınıza sağdık kalmak, planlama kadar önemlidir. Zaman su altında çok daha hızlı geçiyormuş gibi gelir. Bu yüzden aniden kendinizi tehlikeli bir durumda (örn; rezerv havanın altında veya dekompresyona birkaç dakika kalmış şekilde) bulabilirsiniz. Bu tarz durumlardan kaçınmak için dalış boyunca ölçüm cihazlarınızı sık sık kontrol edin.


7. 1/3 Kuralı

1/3 kuralında tüpteki toplam hava miktarı 3’e bölünür; 1/3 gidiş için, 1/3 dönüş için ve sona kalan 1/3 ise rezerv olarak kabul edilir. Bu sistem 50 bar rezerv kuralına göre çok daha güvenlidir. Ancak giriş ve çıkış noktalarının aynı olmadığı veya akıntı dalışlarında, dalış profiline ve plan duruma göre düzenlemeler dalışa başlamadan önce yapılmalıdır.

Rezerv hava miktarını sadece güvenli yükselme ve emniyet beklemelerini düşünerek değil, dalış eşinizin ihtiyaçlarını da göz önünde bulundurarak hesaplamanız gerekir. Acil bir durumda hem sizin hemde dalış eşinizin güvenli bir şekilde dalışı sonlandırmasını sağlayacak kadar rezerv hava ayırdığınızdan emin olun.

Daha fazlası için “Rezerv Hava Ne Kadar Olmalı?” isimli makalemize göz atabilirsiniz.


8. Dalış Eşi Sistemini Kullanın

Bazı eğitim sistemleri “Solo Diving” adı altında uzmanlık programları düzenlemekte, ancak alınan eğitim ne olursa olsun, tek başına dalış bütün riskleri olduğu gibi kabul etmek demektir. Eski bir dalgıç atasözü derki; “Yalnız dalan, yalnız ölür”… Bence yeterince anlamlı… Bugüne kadar öğrendiğimiz acil durum prosedürlerinin çoğunun uygulanışı bir dalış eşinin varlığına bağlıdır.

Her dalış eşi birbirinden sorumludur. Her biri diğerinin sigortasıdır adeta. Bu yüzden dalış eşleri su altında iletişimi asla koparmamalıdır. Bu demek değilki gözünü dalış eşinin üstünden ayırmayacaksınız. Ama dalış eşin görüş alanının içerisinde tuttuğun sürece hem keyifli bir dalış hemde güvenli bir dalışı beraber yapabilirsin. Dalış eşini ne kadar iyi tanıyorsan iletişim kurman, riskleri ön görebilmen ve nasıl hareket edeceğini önceden kestirebilmen o kadar kolay olacaktır. Daha önce hiç dalmadığın biri ile dalman gerekirse, nacizane tavsitem, dalışa başlamadan önce biraz sohbet ederek tanımaya çalışın. Emin ol çok faydasını göreceksin. Hem dalıştan sonrada aynı heyecanı paylaşarak dalıştan aldığın zevk süresini uzatabilirsin.


9. Temel Becerilerin Pratiklerini Tekrarlayın

Temel beceriler doğru uygulanmadığında, basit problemler büyük sorunlar haline gelebilir. Hatta bazı acil durumlarda hayati önem taşımaktadır. Durum bu kadar önemli bir hal aldığında temel becerilerin doğru bilinmesi ve uygulanması kaçınılmaz olmalıdır. Ancak pek çok dalıcı eğitimde öğrendiği ama dalış hayatı boyunca hiç kullanmadığı bazı becerileri unutabilirler. Ya da uzun süre dalış yapmayan bir dalıcı becerilerinin bir bölümünü hatırlamıyor olabilir. Burada her dalıcının kaçınmaması gereken nokta bol tekrardır. Her fırsatta tekrar edin. 6 aydan daha uzun bir süre dalış yapmadıysanız muhakkak becerilerinizi güncellemek için update dalışı yapın. Bunun kimseye zararı yok. Tüm becerileri hatırladığınızı düşünseniz bile yapın.

İleri seviye dalıcı arkadaşların kurtarma becerilerini sürekli güncel tutmaları gerektiklerini unutmamalılar. Bazı kurtarma işlemleri ciddi kondisyon gerektirdiğinden bunlara karşı yeterli seviyede olup olmadıkları muhakkak test edilmelidir. Özellikle kalp masajı becerileri gücel kaynaklardan takip edilmeli, Annie bebekler üzerinde beceriler kusursuzlaştırılmalıdır.


10. Yüzeyde Pozitif Yüzerliliğinizi Pekiştirin

Genellikle su altında meydana gelen tehlikeli durumları düşünürüz. Fakat gerçekte, dalış kazalarının 1/4’ü yüzeyde ortaya çıkan sorunlardan kaynaklanmaktadır. Yorulma dalış kazalarının %28’inde önemli bir faktördür. Aşırı ağırlık kullanımı durumunda yüzeye çıkmaya çalışan bir dalıcı normalden çok daha fazla efor harcaması gerekir. Yüzeyde nötr yüzerlilik kontrolü dalış sırasında enerjiyi korumaya yardımcı olurken, yorgunluğu ve dolaylı yoldan boğulmayı önler. Her dalışınızda asgari ağırlık kullanarak bunu önleyebilirsiniz. Yüzeyde pozitif yüzerliliği sağlayabilmek; yorgun, panik veya bilinçsiz dalıcıya yardım sağlamanın ilk adımıdır. BCD’nizi tamamen şişirin ve gerekirse ağırlıklarınızı atın.

Dalış yaparken güvende kalmak basittir. Dikkatli bir hazırlık, sağduyu ve beceri güveniyle potansiyel riskler en aza indirgenir. Bu kuralları ve eğitiminizin diğer yönergelerini dikkatlice izlerseniz sizi yalnızca güvende tutmakla kalmaz, aynı zamanda rahatlamanızı ve eğlenmenizi de sağlar.



Nevcan Uludaş

Merhaba, ben Nevcan Uludaş. Sualtında nefes almaya üniversite yıllarında ('08) okulun sualtı kulübü ile başladım. İlk dalışımın ardından hocam bana kendimi nasıl hissettiğimi sorduğunda, ona "Bende eğitmen olacağım!" cevabını vermiştim. Gülümsedikten sonra "Önce şu kursu tamamlayalım, sonra eğitmen olursun" demişti. Bugün Neptün Sualtı Merkezi'nin kurucusu ve aynı zamanda eğitmeniyim. Kulüplerimde her seviyede Sportif Dalış (SCUBA), Serbest Dalış (Freediving) ve engelli arkadaşlarımız için özel dalış eğitimleri veriyorum. Ayrıca 2018 yılında kurduğum Global Underwater Explorers gibi ayrıcalıklı bir ekolün Türkiye partneri olan GUE Turkey'in aktif olarak başkanlığını yapıyorum. Bireysel olarak karışım gazlarla, kapalı devre sistemlerle (CCR) ve gerçek tutkum olan mağara dalışlarıyla yakından ilgileniyorum. Bunların yanı sıra dünya çapında sualtını koruma ve keşif girişimlerine gönüllü olarak destek olmaya çalışıyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir